Estetik ameliyatlar ve saglik hakkinda haberler
21st Ocak 2008

Yağ Aldırma Estetiği

Estetik liposuction vücutta belli bölgelerde toplanan yağların vakum yardımı ile ince kanüller (metal borular) kullanılarak alınması yöntemidir. Bu girişim ile vücudun diğer bölgelerine göre daha fazla yağ toplanması olan yerlerden yağlar alınarak  vücuda daha orantılı bir şekil kazandırılmaktadır. Bu işlem göbek, kalça (basenler), bacaklar, diz, bel yanları, sırt bölgesi, ayak bilekleri, kollar ve çene altı gibi bölgelerde özellikle uygulama alanı bulmaktadır.

Yağların uzaklaştırılarak vücuda yeni şekil vermek amacıyla günümüzde bilimsel olarak kabul edilmiş komplikasyonları en az olan tek yöntem, yağların vakum yardımı ile  emilmesi yani bilimsel adı ile liposuction yöntemidir. Bu işleme tıbbi literatürde body sculpting, body contouring, suction lipectomy gibi isimler de verilmektedir.

Liposuction işlemi büyük enjektörlerle veya vakum cihazı kullanılarak yapılabilir. Her iki durumda da vücut bölgesine göre değişmek üzere 2, 3 ve 4 mm çaplı kanüller kullanılır.

1970′li yıllardan beri liposuction, plastik cerrahide uygulanmaktadır. Daha önceki yıllarda daha kalın çaplı kanüller kullanılır idi. Son yıllarda bu yöntemdeki en önemli gelişme ıslak teknik denilen tekniğin uygulanması ve daha küçük çaplı borular kullanılmasıdır. Yağ emilecek bölgeler içine lokal anestezik ve kanamayı azaltan ilaçların (adrenalin) bulunduğu serumlar enjekte edilmekte ve bu bölgelerden yağlar daha kolay ve kansız şekilde çekilebilmektedir. Küçük çaplı kanüller kullanılması ameliyat sonrası oluşabilecek düzensizliklerin ihtimalini en aza indirmektedir.

Liposuction bir zayıflama yöntemi değildir. İdeal olarak kilosu normal ya da normalden biraz fazla olan ancak vücudun belli bölgelerinde diğer bölgelerden daha fazla yağ toplanması olan kişiler için uygulanmaktadır. Özellikle bayanlarda kalça, basen, uyluk (üst bacak), karın ve bel bölgelerinde diğer bölgelere göre daha fazla yağ toplanması görülmektedir. Bu işlem ile bu bölgeler inceltilerek diğer bölgeler ile orantısı dengelenmektedir. Liposuction ile vücut şekillendirilmesinde yağ toplanmalarının olduğu tüm bölgeler değerlendirilerek aynı seansta yağların alınması başarılı bir sonuç açısından çok önemlidir.

Liposuction ameliyatı yağ alınacak bölge uyuşturularak lokal anestezi altında veya genel anestezi altında yapılabilir. Biz çok geniş alanlarda çalışma gerekmediği durumlarda lokal anestezi ile desteklenmiş sedasyon anestezisini  tercih etmekteyiz. Lokal anestezi ile desteklenmiş sedasyon anestezisiyle yapılan girişimlerde de anestezist doktor ameliyatta bulunmakta ve hastayı yatıştırıcı birtakım ilaçlar ile rahatlatmakta ve ağrı duyması muhtemel evrelerinde kısa süreli olarak uyutmaktadır.

Liposuction işlemi sadece kanüllerin gireceği 3-4 mm uzunluğunda kesiler yolu ile yapıldığından ameliyat sonrası herhangi bir kesi izi göze çarpmamaktadır. Ameliyat sonrası dönemde girişim yapılan bölgeye elastik korseler giydirilmektedir. Böylece derinin yeni yerine daha pürüzsüz şekilde adapte olması sağlanmaktadır. Bu korselerin ortalama 2-3 hafta boyunca giyilmesi tavsiye edilmektedir. Liposuction hasta açısından ameliyat sonrası çok rahat geçen bir girişimdir. Liposuction işlemlerinden sonra hasta genellikle birkaç saat içinde evine yollanmakta ve bir iki gün içinde işine ve günlük aktivitelerine geri dönebilmektedir.

Ameliyat  sonrası oluşabilecek hafif ağrılar ağrı kesiciler ile kontrol edilebilir. Liposuction girişiminden sonra yağ alınan bölgelerde ödem ve morluklar oluşacaktır. Morlukların geçmesi 3-4 haftayı, şişliklerin tam olarak inmesi ve kesin sonucun ortaya çıkması da 6-8 haftayı bulabilmektedir. 
Liposuctiondan sonra hastaya fiziksel egzersizler ve işlemin yapıldığı bölgelere LPG uygulamaları önerilmektedir. Bu şekilde ödemlerin daha çabuk geçmesi ve derideki dalgalanma ihtimalinin daha az olması sağlanmaktadır.

Liposuction işleminde en önemli komplikasyon yağ alınan bölgede dalgalanmalar (ondülasyon) ve birtakım göçük noktaların oluşmasıdır. Yağ alınan bölgeden normalden fazla yağ alınması veya düzensiz olarak yağ alınması bu sonucu doğuracağı gibi deri elastikiyeti iyi olmayan kişilerde de bu durum ortaya çıkabilir. Ortaya çıkan bu problemlerin düzeltilmesi oldukça güçtüır. Bu nedenle bu işlemin deneyimli ellerde uzman kişiler tarafından yapılması çok önemlidir.

Liposuction, sellülit denilen derideki düzensizlikleri azaltabilmekle birlikte tamamen ortadan kaldırmayacağı bilinmelidir. Deri elastikiyeti iyi olan genç hastalarda daha iyi estetik sonuçlar elde edilmektedir. Liposuction yapılan bölge yağ hücrelerinin sayısı azaltıldığından, kişi bundan sonraki yaşamında kilo aldığında özellikle bu bölgelerde yağ toplanması olmamaktadır.

Liposuction işlemi uygun hastalar seçildiğinde deneyimli ellerde yapılırsa çok başarılı sonuçlar veren bir girişimdir. Ancak uygunsuz bir girişimle belli bölgelerden aşırı yağ alınmasına bağlı oluşan deformitelerin geriye dönüşünün oldukça güç olduğu akıldan çıkartılmamalıdır.

Estetik |

21st Ocak 2008

Alın Germe Estetiği

Yer çekiminin yıllar boyunca etkileri ve mimik kaslarının aşırı kasılmaları üst yüz bölümü olarak tanımladığımız alın ve kaş bölgelerinde birtakım deformasyonlara neden olur. Alında çizgiler derinleşir kaşlar aşağıya doğru düşer ve göz kapakları üzerinde bir katlantı oluşturur. Göz yanlarında kaz ayağı tabir edilen çizgiler meydana gelir. Bu durum kişide yorgun ve neşesiz bir ifadenin ve yaşlı bir görünümün oluşmasına neden olur. Bu görünümün ortadan kaldırılması sarkmış alın derisi ve kaşların gerilerek eski yerlerine getirilmesi ve kırışıklıkların ortadan kaldırılması ile mümkün olmaktadır.

Endoskopik cerrahinin, yüz gençleştirmede kullanılması ve plastik cerrahideki son 10 yıldaki en büyük gelişmelerden biridir. Endoskopik cerrahinin avantajları uzun kesiler yapmak yerine küçük kesiler yoluyla ameliyatların gerçekleştirilmesi böylece hem daha az iz bırakması hem de daha çabuk iyileşme ve his kusuru gibi kalıcı kusurlardan korunulmasıdır. Endoskopik cerrahi, plastik cerrahide en çok alın ve kaş kaldırma ve orta yüz  gençleştirme ameliyatlarında kullanılmaktadır. Bu işlem saçlı deri içerisine yapılan 2-3’er cm’lik kesilerden yapılır. Bütün ameliyat bu küçük kesilerden sokulan aletler yardımıyla gerçekleştirilir. Küçük optik bir kamera kesilerden birinden sokulur ve televizyon ekranında çalışılacak alan görüntülenir. Özel endoskopik alet ve disektörlerle alın derisi ve kaşların kafa kemiklerinden serbestleştirilmesi yapılır ve asıcı dikişler ile daha yüksek noktalara tespit edilir.

Bu ameliyat sedasyon altında lokal anestezi ile yapılabilmekle birlikte biz genel anesteziyi tercih etmekteyiz. Hasta ameliyattan birkaç saat sonra aynı gün evine dönebilmektedir. Alın bölgesine ve saçlı deriye 48-72 saat elastik bandaj uygulanmaktadır. Ameliyat sonrası dönemde pek ağrı olmamakla beraber özellikle 24 saaten sonra göz çevresinde ödem ve morluklar oluşmaktadır. Bu ödemler genellikle bir hafta içinde kaybolmaktadır.

Endoskopik alın ve kaş kaldırma yüzün üst bölümünün gençleştirilmesi işlemidir ve yüz germe, gözkapağı estetiği ameliyatlarıyla kombine olarak

Estetik |

21st Ocak 2008

Yanlış Südyen Kullanımı Göğüs Estetiğini Bozuyor

Prof. Dr. Cemil Dalay, göğsü küçük olanların silikon destekli, çok büyük olanların ise bedenini tamamen saran ve rahatsızlık verecek kadar sıkan sütyen kullandığını ifade ederek, şunları söyledi:
“Göğsü derli toplu göstermeye çalışırken daha çok çirkinleştiriyorlar. Dar sütyen koltuk altlarında yağ birikimine neden oluyor. Sanki koltuk altında bir göğüs var gibi izlenim bırakıyor. Bunun yanı sıra göğsü dik tutmak için yukarı çekilen askılar omuz ağrılarına da yol açıyor. Dar sütyenden koltuk altı ve beden çevresinden taşan yağ birikintileri zamanla vücutta kalıcı şekil bozukluğuna yol açıyor.”

Kadınları, sütyensiz dolaşmama konusunda da uyaran Dalay, “Çünkü, tamamen yağ ve süt bezlerinden oluşan göğüsler yer çekiminden daha fazla etkilenerek sarkar. Evde iş yaparken veya spor yaparken de sütyen çıkarılmamalı. Sadece gece yatarken çıkarılmasında sakınca yok” dedi.

Dalay, göğüs derisinin güneşin zararlı ışınlarından vücudun diğer bölümlerine göre daha fazla etkilendiğini, bu nedenle üstsüz güneşlenmeyi de önermediklerini belirterek, “Kadınlara sık kilo alıp vermeyi tavsiye etmiyoruz. Çünkü, kilodan dolayı büyüyen göğüs kilo verildiğinde tamamen sarkabiliyor” diye konuştu.

Dalay, kadınların beden çevresi ve göğüs çapını dikkate alarak sütyen seçmeleri gerektiğini, aksi takdirde göğüs estetiğinin bozulacağını, yumuşaklık ve deformasyon oluşacağını vurguladı.

GÖĞÜS ESTETİĞİNİ KORUMANIN YOLLARI
Dalay, göğüs estetiğini korumanın en iyi yolunun da aşırı sıcak sudan kaçınmak olduğunu belirterek, “Sıcak su yerine ılık su ve ardından soğuk duş şoku yapılabilir. Bu durumda kılcal damarlar harekete geçecek ve göğüs dirilik kazanacaktır. Ayrıca, sürekli yüz üstü yatmamayı da öneriyoruz. Çünkü, yüzüstü yatışta vücut göğüse aşırı baskı yaptığından deformasyon daha hızlı görülür” dedi.

Göğüs için en ideal sporun da yüzme olduğuna dikkati çeken Dalay, ancak, bazı göğüslerin ne kadar özen gösterilirse gösterilsin genetik yapıdan dolayı mutlaka estetik ameliyata ihtiyaç duyulacağını kaydetti.

Estetik |

21st Ocak 2008

Kadınların En Önemli Sorunları

GENİTAL HERPES NEDİR?
Genital herpes; herpes simpleks tip 1 ve tip 2 olarak adlandırılan uçuk virüsü nedeniyle genital bölgede oluşan viral enfeksiyondur. Genellikle tip 2 herpes virüsü ile olan genital herpeste son yıllarda artan bir şekilde tip1 de etken olmaya başlamıştır. Tip 2 ile infekte olanlarda enfeksiyonun ilk yılında ortalama 4 kez tekrarlarken , tip 1 etken olduğu zaman bu sayı birdir. İlk yıldan sonra tekrarlama oranı; tip 2 infekte olanlarda yavaş yavaş azalırken, tip 1 ile infekte olanlarda nadirdir. İlk enfeksiyonlarda tablo daha ciddidir. Primer infeksiyonların %75’i hasta tarafından anlaşılamaz. Bazen mantar enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonu, genital bölgedeki alerjik lejyonların tedavisi esnasında rastlantı sonucu tanı konur.

AĞRILI KABARCIKLAR OLUR
En klasik belirtisi; genital bölgede ağrılı kabarcıklar ve ülserlerdir. Bu kabarcıklar kaşıntılı, içinde su toplamış izlenimi veren minik ağrılı lezyonlardır. Bazı kadınlarda ise sadece yüzeyel yaralar, çatlaklar ve kaşıntı olabilir. Cinsel ilişki veya idrar yaparken ciddi yanma şikayetlerine yol açabilir.

VİRAL KÜLTÜRLE TEŞHİS EDİLİR
Hastalık esnasında yapılan viral kültür spesifiktir ve birçok merkezde yapılmaktadır. Bazen virusu izole etmek zor olabilir. Herpese bağlı menenjit ve beyin zarı iltihabı gibi durumlarda örneklerden PCR ile viral kültür yapılabilir. Bunun dışında kanda herpes tipleri için antikor bakılabilir. Kuluçka dönemi 4 gün gibi kısadır. Antikorlar enfeksiyondan 2-12 hafta sonra tespit edilir ve kanda kalır. Partnerinde tip 2 enfeksiyonu olan ama kendisinde hastalık olmayan kadınları tedavi etme gerekliliği konusunda yeterli tıbbi bilgi yoktur.

AĞIZDAN ALINAN İLAÇLAR YETERLİ OLUR
Normal infeksiyon tedavisinde asiklovir, famsiklovir, valasiklovir gibi antiviral ilaçlar güvenle kullanılır. Genital herpes hafif seyretse bile ilk döneminde tedavi önermek gerekir. Böylece lezyonlar, viral yayılma, semptomlar azalır ama uzun dönemde hastalığın izleyeceği doğal süreç değişmez. Genellikle ağızdan kullanılan ilaçlar yeterlidir, bazen hastayı hastaneye yatırmak ve damar içi tedavi vermek gerekebilir. Yüzeyel ilaçlar ise hiçbir işe yaramamaktadır. Gerekirse ağrı kesiciler önerilebilir. Hastalığın ilk günlerinde ılık su banyoları işe yarayabilir. Yüzeyel ağrı kesiciler faydalı olabilir.

Genital herpesin tekrarlama olasılığı günlük baskılayıcı ilaçlar veya hastalığın başlayacağı hissedildiği anda belirli aralıklarla kullanılan antiviral ilaçlarla engellenebilir.

CİDDİ HASTALIKLARA NEDEN OLUR
Bazı hastalarda çok yaygın infeksiyon, pnömoni, hepatit, menejit veya ensafalit gibi çok ciddi hastalıklar ortaya çıkabilir, bu durumda da hastayı hastaneye yatırmak ve damar içi tedavi yapmak gerekir. Gebelikte izlenen genital herpesler gebeliğin ilk yarısında ise ciddi problemlere yol açmaz. Çünkü bu dönemde bebeğe geçiş olasılığı çok azdır. Genital herpesi olan kişiyle cinsel ilişkiye girilecekse kesin önlem olmamakla birlikte mutlaka prezervatif kullanılmalıdır.

Sağlık Haberleri |

21st Ocak 2008

Kadınlar Sexe Daha İsteksiz

Cinsel isteksizliğin, yeterli cinsel uyarıya rağmen cinsel etkinlikte bulunma isteğinin az olması veya hiç olmaması, cinsel arzu duyulmaması durumu olduğunu ifade eden Cem Keçe, bunun halk arasında “frijidite” ya da “cinsel soğukluk” olarak da adlandırıldığını bildirdi.

Keçe, cinsel soğukluğun nedenlerinin fiziksel ve psikolojik faktörler olmak üzere ikiye ayrıldığını belirterek, şöyle konuştu:
“Fiziksel ya da psikolojik nedenleri toparlayacak olursak, bir kısmı erkeklerin sebep olduğu, bir kısmı kadınların kendilerinden gelen ve bir kısmı da çevreyle ilgili nedenlerdir. Kadınların yaklaşık yüzde birinde gerçekten fiziksel bir problem vardır. Geri kalan yüzde 99’luk kesimin problemi tamamen psikolojiktir.”

Aşkın, kadınlarda cinsel isteği artıran bir etken olduğunu ifade eden Dr. Cem Keçe, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Cinsel isteksizlik, kadının kısır olması demek değildir. Kadınların büyük çoğunluğu cinsel isteksizliklerinin gerçek nedenini kocalarının beceriksizliğinde ararlar. Oysa çoğu kez durumdan erkek kadar, hatta ondan daha fazla, kadın sorumludur. Cinsel isteksizlik genellikle çiftler arasındaki sorunları yansıtır.”

Estetik |

21st Ocak 2008

Hastalara Yapılan Yanlış Müdeale Sakat Bırakıyor

Yapılan yeni bir araştırma, Türkiye’de 8.5 milyonun üzerinde engelli bulunduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar, bu engellilerden 1 milyondan fazlasının trafik kazası, yanlış kurtarma ile yamaç paraşütü, motorsiklet ve deniz araçları kazaları gibi ekstrem sporlardaki omurga yaralanmaları nedeniyle tekerlekli sandalyeye mahkum olduklarını açıkladı. Omurga yaralanmalarında ilk 6-12 saatlerinin çok önemli olduğunu belirten uzmanlar, bu süreçte yapılacak doğru müdahalenin insanları sakat kalmaktan kurtarabileceğini dile getirdi.  Takvim

Sağlık Haberleri |

21st Ocak 2008

Bacak Kesme Ameliyatlarına son

Avustralya’da bilim adamları, sigara tiryakileri veya şeker hastalarının bacaklarının kesilmesini ortadan kaldıracak yeni bir tedavi yöntemi geliştirdi. Yeni tedavi yöntemi, damar hastalıklarına maruz kalan bacaklara yüksek basınçla kan pompalanmasını içeriyor. Bu, kan için yeni damarlar açılmasına yarıyor…

Bilim adamları, bu yöntemle bir hastanın bacağının kesilmesini önlediklerini ifade ettiler.

Yeni yöntemin bulucusu olan damar cerrahı Rodney Lane, her sene damar hastalıklarından dolayı çok sayıda hastanın bacağını kaybettiğini ifade ederek, yeni tedavi yönteminin bundan dolayı çok önemli olduğunu dile getirdi. Sidney’deki Royal North Shore hastanesinde görev yapan Lane, 3 ayrı cerrah tarafından bacağının kesilmesine karar verilen 52 yaşındaki Avustralyalı Malcolm Brown’u ameliyat olmadan tedavi ettiklerini anlattı.

Pıhtılaşma dolayısıyla bacağında kan akışı son derece azalan ve kangren meydana gelen Brown’u kendi yöntemleriyle tedaviye ikna ettiklerini söyleyen Lane, hastanın uyluğuna yerleştirdikleri bir aygıt vasıtasıyla kendi kanını yüksek basınçla pompaladıklarını ve hastada kan akışında yüzde 250 oranında artış sağladıklarını ifade etti. Lane, “5 günlük bir sürede 50 saatlik bir pompalama sonunda Malcolm’un ayakları ılık hale gelmeye ve pembeleşmeye başladı. Dokular canlanmaya başlarken ayakta histe önemli gelişmeler meydana geldi” dedi.

Avustralyalı cerrah, tedavi neticesinde kan akışını yeniden sağlayarak bacağı kesilmekten kurtardıklarını ifade etti. Tedaviden sonra bir sene geçtiği ve Brown’un halen kendi bacaklarıyla yaşadığı ve yürüyebildiği belirtildi.

Klinik deneylerin tamamlanmasının akabinde yeni yöntemin sene sonunda genel uygulamaya konması bekleniyor. (GençTürk Haber)

Sağlık Haberleri |

21st Ocak 2008

Büyük Göğüslerde Estetik ameliyat İçin 3 neden

Meme küçültme ameliyatlarından sonra kişinin süt vermesinde ya da hamile kalmasında genellikle bir sorun oluşmuyor. Meme dokusundaki bozulmalar, meme dokusunun sarkmasıyla kendini gösteriyor. Meme ucu da aşağı düşüyor, bunların sarkmasıyla da deri dokusu bollaşıyor. Bu durumda meme dokusunun toparlanıp göğüs kasının üst kısmına asılmasını içeren bir ameliyat yapılıyor. Meme ucu aşağı düştüyse, yukarı kaydırılıyor ve olması gerektiği yere taşınarak sabitleniyor. Bollaşan deri dokusunun fazlasının da kesildiğini anlatan Dr. Nuri Soysal, “Bu dokunun kesilip atılmasıyla bir iz oluşuyor. Eskiden T şeklinde bir iz oluyordu. Şimdi sadece meme ucundan ya da meme ucundan aşağı doğru uzanan tek bir çizgi iziyle bu teknik kullanılıyor”diye konuştu.

SIFIR İZLE AMELİYAT OLMUYOR
Memede oluşan sarkmalar, kişinin dış görünüşünden rahatsız olmasına, istediği kıyafetleri giyememesine yol açıyor. Bunun için de sarkan memeyi toparlayıcı ama daha az bir iz ile ameliyat yapılıyor. Hiç iz olmadan ameliyat yapılamayacağını anlatan Dr. Soysal, “Önemli olan bu ameliyatı yaparken hastanın güzel bir memeye sahip olabilmesidir. Bu nedenle memeyi az izle toparlamaya çalışıyoruz. Ama hiç izsiz olmuyor” dedi.

DERİDEKİ ÇATLAKLAR AMELİYATA ENGEL DEĞİL
Meme derisinde sık kilo alıp vermeyle birlikte oluşan çatlakların küçültme yapılan bölgedeki kısmının kesilip atıldığını belirten Dr. Soysal, bunun dışında kalan yerleri gerginleştirdikleri için çatlakların daha az belirgin olduğunu söyledi. Meme dokusunun çok büyük olması halinde küçültme ameliyatı yapılıyor.

KOYU TENLİLER İZİ DAHA İYİ SAKLAR
Meme ameliyatlarından sonra izlerin iyileşmesi kişilere göre değişiyor. Bazı kişilerde 3-6 hafta içinde iyileşme oluyor, bazılarında ise bir veya iki yıl sürüyor. İz yapısını oluşturan faktörler, kişinin kendi deri yapısından kaynaklanıyor. Derinin rengi, gerginlik derecesi, gibi faktörler bunu etkiliyor. Koyu tenlilerde izlerin iyileşmesi daha uzun bir zaman alabiliyor. Ama açık tenlilerde izler daha kolay görülüyor.

Ameliyattan sonra hastalara bir süre korse takmaları ve sporcu sutyeni kullanmaları öneriliyor, ağır kaldırmamaları isteniyor. Ayrıca sigara içmemeleri, aspirin kullanmamaları gerekiyor. Kol hareketi meme dokusunun tesbit edildiği göğüs kasını hareket ettirdiğinden, hastanın kolunu çok kaldırmaması isteniyor. Yaklaşık 8-10 hafta sırt üstü ya da yan tarafa yatın diye öneride bulunuluyor.

Estetik, Sağlık Haberleri |

21st Ocak 2008

Sigara ve Alkol Kısırlaştırıyor

Kısırlığın tanımı:
Çiftlerin çocuk sahibi olma arzularına ve düzenli cinsel ilişkide bulunmalarına rağmen, bir yıl içerisinde gebelik elde edilememesine infertilite (kısırlık) adı verilmektedir. Korunmayan çiftlerin yüzde 85’inde bir yıl içerisinde gebelik oluşması beklenir. İnfertilite yüzde 50- 60 oranında erkeğe ait nedenlerle ortaya çıkmaktadır.

ERKEK KISIRLIĞINDA SOSYAL FAKTÖRLERİN ETKİSİ
Testiste gerçekleşen sperm üretim işlevi, çevresel koşulara oldukça duyarlıdır. Uygun olmayan her koşuldan olumsuz olarak etkilenebilir.

Fast food’a dikkat!
Yüksek kolesterol, spermin zar yapısını bozduğu için döllenme yeteneğini azaltır ve kısırlığa neden olabilir. Bu nedenle özellikle “Fast Food” denilen aşırı yağlı, kolesterolü artırıcı gıdalardan uzak durmak gerekir.

Sigara alkol gibi maddeler sperm kalitesini düşürür!
Çeşitli bilimsel çalışmalarla sigaranın kesin zararlı etkileri ispat edilmiştir ve özellikle sorunu olan hastaların kesinlikle sigarayı bırakmaları önerilir. Ayrıca sigara içilen ortamlarda bulunmaları da pasif içici olmalarını ve ortamın havasını solumaları yoluyla havada bulunan zehirli maddeleri solunum yoluyla alıp sperm üretimini olumsuz etkilemesini sağlar.

Yapılan araştırmalar, haftada 60 ml. üzeri alkol kullanımının sperm üretimini olumsuz yönde etkilediği göstermiştir. Ayrıca steroid, antidepresan, sulfomidli bazı abtibiyotikler, kanser tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar da sperm kalitesi, hareketliliği ve üretimi için zararlı olabilmektedir.

Çalışma ortamı da kısırlık nedeni olabilir
İşi gereği zirai ilaçlarla yakın temas halinde bulunan kişilerde de kısırlık oranı yüksektir. Bu kişilerin önlem olarak çalışırken, bir maske ile ağızlarını kapatmaları, ilaçları solunum yoluyla alınarak zararlı olmalarını engellemektedir. Bu grup genellikle çitçilerden oluşmaktadır.

Kişilerin yine işi ya da rahatsızlığı nedeniyle fazlaca radyasyona maruz kalmaları, demir döküm fırınları ya da gıda fırını işçileri gibi aşırı sıcak ortamlarda çalışmaları da kısırlık nedeni olabilir.

Aşırı sıcak kısırlık nedeni
Aşırı sıcak her zaman sperm üretimini olumsuz etkiler. Kısırlık sorunu ile karşı karşıya olan erkeklere kesinlikle, sıcak su banyoları ya da saunaları tavsiye etmeyiz. Ayrıca dar iç çamaşırları da aşırı sıcak oluşturduğu için testis damarlarının genişlemesi sonucu sperm kalitesini azaltabilir.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar
Erkek genital organlarında zarara yol açan bazı enfeksiyonlar sperm ilerlemesini (kanalları tıkayarak veya sperm hareketliliğini azaltarak) olumsuz yönde etkilediği için kısırlığa neden olabilir.

Sağlık Haberleri |

21st Ocak 2008

Erkekler Hastalanınca Annelerine Danışıyorlar

İstanbul’da 18 yaş ve üzeri toplam 203 katılımcıyla yapılan araştırma, Türklerin soğuk algınlığı geçirdiklerinde doktora gitmek için hastalığın iyice ilerlemesini beklediklerini, hastalığın başlangıcında doktora gitmediklerini ve kendi belirledikleri ilaçları kullandıklarını ortaya koydu. Araştırmaya katılanların yüzde 39’u, soğuk algınlığı geçirdiğinde hiçbir zaman bir doktora danışmadığını ifade ederken, bu durumun özellikle erkekler arasında daha yaygın olduğu tespit edildi. Katılımcıların yüzde 30.5’i, soğuk algınlığı geçirdiğinde aile içinde annesine danıştığını söylerken, bu eğilimin erkeklerde daha fazla olduğu belirlendi.

Araştırma, kadınların, soğuk algınlığına yakalanmadan önce ve yakalandıktan sonra çareyi daha çok portakal, greyfurt, limon gibi doğal ürünlerde aradığını ortaya koydu. Araştırmaya katılan kadınların büyük çoğunluğu, erkeklerin hastalığını abarttığını ifade etti.

Araştırmaya katılanların yüzde 39.9’u, soğuk algınlığına yakalandığında kendisini “ruhen yorgun”, yüzde 21.7’si “üzgün ve mutsuz”, yüzde 19.2’si “asabi-gergin”, yüzde 12.8’i ise “nazlı” olarak hissettiğini dile getirdi.

Sağlık Haberleri |

  • Dostlar

  • Diğer Projelerimiz

  • burun estetiği
  • göğüs estetiği