Estetik ameliyatlar ve saglik hakkinda haberler
22nd June 2008

Alın Gerdirme

Suratımızda istenmeyen estetik görünüşlerden biride alın kırışıklıklarıdır.Alnımızdaki bu çizgiler yaşlılık ve yorgunluk,  belirtileridir.Gergin bir alın genç, güler yüz ve surat güzelliğini ortaya çıkartır.Alında oluşan çizgiler, zamanla yüzümüze yerleşen estetik kusurlardan biridir. Alnımızda çıkan çizgiler sadece yaşımızı göstermekle kalmıyor, aynı zamanda yüzümüze yorgun bir ifade veriyor .Alın germe ameliyatı ile göz üzerine doğru sarkmış olan kaşları kaldırılarak olması gereken yere getirilmesi sağlanır ve kişiye diri bir bakış kazandırılır, ayrıca gözlerin yanındaki kırışıklık belli ölçüde azaltılır
Alın neden sarkıyor?

Alın ve kaşlar ilerleyen yaş ile aşağıya sarkarlar ve gözlerin üzerine çökerler. Aşağı sarkan alın insana yorgun, mutsuz ve sinirli bir ifade verir. Birçok insanda üst göz kapakları aslında iyi durumdayken sarkan alnın altında ezilip kırışarak olduklarından daha kötü görünürler. Alında normalde derinliği kişiden kişiye farklılıklar gösteren çizgiler vardır. Alın cildi de yüz cildinde olduğu gibi yaşın ilerlemesine paralel olarak gevşer ve sarkar böylece çizgiler derinleşir. Kötü beslenme, sigara, düzenli olmayan yaşam tarzı, stress, hava kirliliği, cilt bakımlarının yetersiz yapılması alnımızda sarkmaya sebep olur.

Alın gerdirmek için kaç yaşında olmalıyım?

Genellikle 40 ve üzeri yaş grubu kadın ve erkekler alın germe ameliyatı yaptırıyorlar ama belirli bir yaşı yoktur.Alnı kırışmış, kaşları gözlerinin üzerine sarkmış ve bundan rahatsız olan herkes bu ameliyatı yaptırabilir.Önemli olan yaşınızın kaç olduğu değil alnınızda kırışıklıkların sizi rahatsız edip etmemesi

Alın gerdirmek mi  iyi yoksa kaş kaldırmak mı?

Alın germe daha genç ve dinamik gözükmek için yapılıyor.
Kaş kaldırma ise genellikle zaten genç insanlara yapılıyor ve amaç sadece kaşların şeklini değiştirmek.
İki ameliyatın ortak yönü teknik olarak neredeyse aynı olmalarıdır. Alın germe bütün alnı kapsarken kaş kaldırma sadece yanlarda kalan alın bölgesini kapsıyor. Alındaki çizgi ve kırışıklıkların artması, kaşların aşağı gözler üzerine düşmesi bu ameliyatı gerektirir

Alın gerdirme ameliyatı sonrası bir sorunla karşılaşır mıyım?

Bu ameliyat sonrasında ciddi bir kanama olma ihtimali yoktur ama küçük kan birikmeleri olabilir ama sorun yaratmaz.Asimetri olması durumunda  dikişin tekrar konulması gerekebilir.
His kaybı da bu ameliyattan sonra beklenen bir sorun. Alında his kayıpları olabilir ama birkaç hafta içinde düzelir.Belli bir süre saç dökülmesi olması normaldir ama tekrar saçınız çıkmaya devam edecektir
Bu ameliyatlar çok hızlı yapılabilen, çok az şişlik ve morluk yapmasının yanında çok hızlı iyileşen bir ameliyattır.Ağrılı bir ameliyat hiç değildir. İlk bir kaç gün başınız dik yatacaksınız ve bol buz uygulayacaksınız iki gün içerisinde normal hayatınıza dönebilirsiniz

Alın ve şakak ameliyatları çok etkili ameliyatlar. Bu bölgeler ameliyattan sonra yıllar içerisinde bir miktar sarkma olsa da her zaman genç ve dinamik görünürler

Ameliyat yöntemleri nelerdir?
Bazı ameliyat yönteminde vidalar kafa kemiğine çakılıyor ve alnı istenilen gerginlikte tutmak için konuluyor. Ama hastalar genellikle dışarıdan gözüken bu vidalardan çok rahatsız oluyorlar .Bu ameliyatı vidasız yapmanın da yolu var.Vidalar saçlarınızın arasında kalacak, ağrı yapmaz ve gözükmez..
Açık teknik: Bir kulaktan ötekine uzanan ve başınızın en tepe noktasından geçen bir kesim ile bütün alın bölgesi geriliyor ve alın kırışıklığına sebep olan ince kaslar çıkarılıyor.
Bu ameliyatın avantajı etkisinin çok kalıcı olmasıdır. Yapılan bu büyük kesim ile istenilen her türlü değişiklik yapılıyor, sağlam dikişler konuluyor ve fazla olan deriler çıkarılabiliyor. zor tarafı tabi yapılan bu büyük kesimdir. Saçlı derinin içerisinde kalacak ta olsa bu büyük bir kesim ve o hat üzerinde saç çıkmama ihtimali her zaman var. Endoskopik olarak neredeyse aynı sonuçları elde edebiliyorken bu kadar büyük kesim ile yapılan bir ameliyata gerek olmadığını düşünüyorum.
Endoskopik teknik: Saçlı deri içerisinde yapılan tane 2 cm.lik kesim yeterli oluyor. Germe ve kasları temizleme işlemleri hep içeriden yapılıyor.

Estetik, Sağlık Haberleri |

22nd June 2008

Estetik Plastik Cerrahi Op.Dr.Teoman Doğan Hakkında Bilgiler

Konu Başlığı : estetik Plastik Cerrahi Op.Dr.Teoman Doğan

Doktor: Op. Dr. Teoman Doğan ( estetik Plastik Cerrahi Uzmanı )

estetik Cerrahi hızla gelişiyor. Uygulanan bazı operasyonlar : Burun estetiği , Göğüs estetiği , Meme estetiği , Kepçe kulak , Karın germe
Özellikle son 10 senede bir çok yenilik oldu ve artık eskiden hayal bile edilemeyen şeyleri yapmak mümkün. Gelişim baş gösterdiği dallar arasında Göz kapağı estetiği , Jinekomasti ,Kalça estetiği ,Meme dikleştirme ,Göğüs büyütme ,Yüz estetiği ,Kaş kaldırma ,Ben aldırma ,Yüz germe ,Yağ aldırma ,estetikburun estetik cerrahisi çok hızlı gelişen çok dinamik bir alan.

Ben www.teomandogan.com hazırlarken bir estetik cerrah olarak yaptığım işe bakış açımı yansıtmaya çalıştım. Amacım sizin dışarıdan göremeyeceğiniz bazı ayrıntıları gösterebilmek. Bu konularda Yüz estetiği ,Göğüs kanseri , Saç ekimi ,Botox , Kol sarkıkları , estetik dikiş , Meme ucu problemleri yazdıklarım sadece benim bakış açımı yansıtıyor ve bildiğim ne varsa en açık şekilde anlatmaya çalıştım. Eksik bulduğunuz, sormak istediğiniz herşeyi bize yazabilirsiniz. Ben ve ekibim gelen bütün soruları yanıtlamaya çalışıyoruz.

Plastik cerrah ide her doktorun farklı yaklaşımları olmasının çok normal olduğunu, özellikle bu konularda Popo estetiği ,Göbek estetiği , Migren , Çene estetiği , Botox , Zayıflama ve estetik cerrahi ,Mini Rinoplasti , estetik ameliyatlar , Burun estetiği , Göğüs estetiği , estetik bir başkasının benim tavsiyelerimin tam tersini söyleyebileceğini de bilmenizi isterim. Bu doğrularla yanlışlar arasında çok net sınırların olmadığı, daha çok kişisel yaklaşımların ön planda olduğu bir tıp dalı.

Sitemde estetik fiyat ,estetik görüntüler ,estetik resimleri ,estetik video , öncesi sonrası hasta resimleri ve ameliyatlar ile ilgili fiyatlar yok. Bu hem yasal bir zorunluluk hem de böyle olması daha iyi diye düşünüyorum. Bunların dışında estetik ile ilgili benim bildiğim, inandığım herşey var. Ayrıca sitemizde İngilizce Plastic Surgery ve Almanca Die Schönheitsoperation bilgilerde bulunmaktadır.

 

Op.Dr.Teoman Doğan

Adres : PS.Clinic İş Kuleleri Kule 2 Kat 9 4. Levent 80620 /
İSTANBUL

Telefon : 0 (212) 284 55 44

Estetik, Sağlık Haberleri |

22nd June 2008

Katı Gıda Tüketimine Dikkat

Kışın sıvı yerine daha çok katı gıda tüketilmesi sebebiyle sindirim sistemi şikayetleri artıyor. Uzmanlar, bunun hemoroidi (basur) tetiklediğini belirtiyor.

Tedavi sürecinde işgücü kaybı yaşatması sebebiyle hemoroit, modern toplumların en önemli sağlık sorunlarından birisini teşkil ediyor. Sakarya Vatan Hastanesi Başhekimi Dursun Bostancı, Türkiye’de insanların yüzde 50’sinin hayatının herhangi bir döneminde hemoroitle ilgili yakınma yaşadığını dile getirdi. Dr. Bostancı, “Katı gıdaları çok tüketmek suretiyle sindirim sisteminde sıkıntı yaşanmaya başlar, kabızlık oluşur. Hemoroidin ana nedeni kabızlıktır. Aşırı hareketsizlik de rahatsızlığa sebep olur. İlaç tedavisi yeterli olmazsa cerrahi müdahale yapılır.” şeklinde konuştu.
www.zaman.com

Sağlık Haberleri |

22nd June 2008

Çocuktaki Yalanlar

Her anne-baba, çocuğunun dürüst, doğruluktan ayrılmayan bir kişiliğe sahip olarak yetişmesini ister. Ne var ki “hiç yalan söylemez!” dediğiniz çocuğunuzun bile zaman zaman yalana başvurduğunu görürsünüz. Sık sık yalana başvuran ve rahatça yalan söyleyen çocuklarda yalan söyleme davranışı kronikleşmiş demektir. Bu durumda mutlaka uzman yardımı alınmalıdır. Peki hiç düşündük mü, acaba hangi çocuklar yalan söyler? Aile ve çevresinde sık sık yalana başvuranlar. Aldatılan, kandırılan çocuklar. (Öcü geliyor, bak tren geçiyor, aç ağzını gibi sözlerle) Kendine güveni olmayan çocuklar. Şiddet ve baskı ile korkutulan çocuklar. (Hele karne günü gelsin, o zaman görüşürüz!) Yalanı ödüllendirilen çocuklar. (Aferin benim oğluma! Arkadaşını babam tekvando biliyor diye nasıl kandırmış!) Doğruyu söylediği halde cezalandırılan çocuklar. (Örneğin kırtasiyeye gittiği için eve geç gelen çocuğa, bizi kandırma, kesin internet kafedeydin diye ısrar etme.) Anne-baba olarak bazen farkına varmadan çocuğumuzu yalan söylemeye mecbur edebiliyoruz. Baskı ve şiddetten çekinen çocuğunuz eve geç geldiğinde korkudan “kütüphanedeydim” der. Anne-baba ise, “Yalan söylüyorsun kimse seni orada görmemiş!” der, ceza verir. Çocuk, “Okulun kütüphanesindeydim!” der ve yalanına bir yalan daha eklemiş olur. Çocuk, yalanı çeşitli şekillerde söyleyebilir: Savunma yalanları: Daha çok eleştirilen, baskı gören ve kıskanç çocukların başvurduğu yalan türüdür: “Ben yapmadım, kardeşim yaptı. Sosyal yalanlar: Büyüklerden öğrenilir: (Telefonda, “şu anda evde yok” dedirtmek.) Hayalî yalanlar: Daha çok küçük çocuklarda ilgi çekme ya da arzuladığı, elde edemediği şeyi, elde etmiş gibi davranma. Ergenlik döneminde yalan söyleme davranışlarında artış görülebilir. Yalanlar karşısında anne-baba daha hassas davranmalıdır. Anne-baba olarak ergenlik çağındaki çocuğunuz yalan söylüyorsa: Dikkatle dinleyin, hemen ceza vermeyin. Eleştiriyi bir tarafa bırakın. Suçluyu ortaya çıkarıcı tavırlardan vazgeçin. Gerçeği anlatmak istediğinde dinleyin. Yapılan hatayı sürekli yüzüne vurmayın. Dürüst olmadığında onu diğer ebeveyne ya da başkasına karşı korumaya kalkışmayın. Örneğin zayıf notunu babasına iyi almış gibi söylemeyin. Olumsuz tepkinizi gösterin. Bunun üzerine olumlu cümlelerle destek verin. Öğüt vermek yerine yaşanmış olayları anlatın. Aşırı beklenti ve kıyaslama yapmayın. Bir evde yalancı çocuk nasıl yetişir? Öğretmeni kızmasın diye, çocuğunuza “hasta olduğum için dersimi yapamadım” demesini söyleyin. “Bunu babana söyleme, bir daha sana şunu vermem, şuraya götürmem!” deyin. Telefonda ya da misafirlikte siz de güzel güzel masum yalanların ardına sığının. Başarısız olduğunda ölçüsüzce azarlayın. Hatalarını anlattığında bunu yaptığına pişman edin. Olumsuz davranışlarda bir suçlu gibi sorgulayın. Yalancı olmasın diyorsanız… Onları kendi yalanlarınıza ortak etmeyin. Çocuklara şaka da olsa kesinlikle yalan söylemeyin. Çocuklarınıza “Bir de utanmadan ben yaptım diyorsun!” gibi ifadeler kullanmayın. Güvendiğinizi gösterin. Anne-baba olarak emanete sahip çıkın. Yalan davranışla karşılaştığınızda tepkinizi aşırıya kaçırmayın. Çocuğunuzun niçin yalana başvurduğunu irdeleyin. Mesela; Sizin eleştireceğinizden mi korkuyor? Arkadaş ilişkilerinde problemi mi var? Sert tepkinizden mi çekiniyor? Yalanın her türlüsüne karşı olduğunuzu sadece çocuğunuzu uyararak değil, yaşayarak, örnek olarak da gösterin. Küçük yaştan itibaren çocuğunuza doğruluğun sonsuzluğun güneşi olduğunu ve er geç doğacağı düşüncesini vermeye çalışın. www.zaman.com

Sağlık Haberleri |

22nd June 2008

Sır Dolu İntihar

İNGİLTERE - lik yapan 16 yaşındaki Chelsea Smith’in odasında asılarak bulunması “Web intihar” şüphelerini de beraberinde getirdi. Polis internet tutkunu olduğu belirlenen genç kızın bilgisayarında araştırma yapıyor. Yetkililer, olayın Güney Galler’de küçük bir kasaba olan Nantymoe’de 14 gencin kendini asmasıyla bağlantısı olabileceğini düşünüyor. İntihar edenlerin tek ortak yanının internet olduğunu belirten uzmanlar aile bireylerini uyararak şöyle konuştu: “Gençlerin aralarında bir internet tarikatı kurduklarından şüpheleniyoruz ve bütün aileleri çocuklarına sahip çıkmaya çağırıyoruz.www.türkiyegazatesi.com

Sağlık Haberleri |

22nd June 2008

Rekor Kilo

570 kilodan, 340 kiloya indi HEDEFİ 120!

MONTERREY - Dünyanın en şişman adamı, zayıflamak için 230 kilo verdi. Şişmanlığı Guinness rekorlar kitabına giren 41 yaşındaki Meksikalı Manuel Uribe, 2007 yılında 570 kilo gelirken girdiği perhiz sonucu 230 kilo vererek 340 kiloya inmeyi başardı. Yaklaşık 20 senedir yatağa mahkum yaşayan Uribe, “Kendimi çok iyi hissediyorum. Doktorlarım, hiç bu kadar iyi olmadığımı söylüyor…” diyerek sevincini ifade etti. Sıkı perhiz uygulayan Uribe, yatakta yapmaya devam edeceği egzersizlerle 4 yılda 120 kiloya inmeyi hedeflediğini belirtti.www.türkiyegazetesi.com

Sağlık Haberleri |

22nd June 2008

Diyet Sergisi

Prof. Zehra Çobanlı, dış görünüşlerine aşırı hassasiyet gösteren kadınları eleştirmek için diyet temalı sergi hazırladı.

Anadolu Üniversitesi (AÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Zehra Çobanlı, kadınların dış görünüşlerine gösterdiği aşırı hassasiyeti eleştirmek için sebze ve meyvelerden oluşan diyet temalı, seramik sergisi hazırladı. Prof. Çobanlı, kadınların annelik, iyi bir eş olmak gibi çok önemli görevleri olduğunu ama dış görünüşüyle ilgilenirkin bunları atlayabildiğini belirtti. İki kadının karşılaştığındabirbirlerinin kilolarını ve dış görünüşlerini konuştuklarını ifade eden Prof. Çobanlı, şöyle konuştu: “Fazla kilolarla yaşamayı öğrenmek gerekir. Bu yüzden kadınların dış görünüş konusunda gösterdiği hassasiyete vurgu yapmak için sebze ve meyveleri kullanarak diyet konulu bir sergi hazırladım ve göndermeler yaptım.” ‘’White-Light-Diet’’ adlı sergi, 21 Şubat-7 Mart 2008’de sanatseverlerin beğenisine sunulacak.www.türkiyegazetesi.com

Estetik, Sağlık Haberleri |

22nd June 2008

El estetiği

Yaşlanma belirtilerini en çok gösteren organlarımızdan biri olan ellerimizi de gençleştirip eski görüntüsüne kavuşturmanın artık pek çok yöntemi var. El estetiğiyle yaşı saklamak mümkün.

Her ne kadar yüz gençleştirmeyle 10, hatta 20 yaş genç görünmek mümkünse de bu operasyonları yaptıranlarda eller, yaşlılığı ele veriyor.

Lekeli, damarlı ve erimiş görünümlü eller önceleri gözardı edilse de artık özellikle yüzünü gerdiren ve ellerindeki yaşlılık belirtileri daha da göze çarpanlar el estetiğinin nimetlerinin farkına varmaya başladılar.

Kplast Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Merkezi’nden Doç. Dr. Tuğrul Kihtir, ellerin, yaşın gizlenemediği organlarımız olduğunu söyleyerek son yıllarda el estetiğinin bu nedenle önem kazandığını söylüyor. Doç. Dr. Tuğrul Kihtir, el estetiği ve uygulanan yöntemlerle ilgili sorularımızı yanıtladı.

Son yıllarda el estetiği de gündemde. Yaşlanma belirtileri ellerde kendini nasıl gösteriyor?

El estetiği önemli bir konu çünkü insanın yaşını saklayamadığı ve yaşını ele verdiği bir organı. Yaşlandıkça ciltte lekeler oluşuyor cildin altında damarlar belirginleşiyor ve cildin altındaki yağ dokusu eridiği için cilt inceliyor ve oluklar oluşuyor.

İlk başta elin yaşlanması önemsenmiyor ama eğer vücutla orantısız olarak yaşlanmışsa ya da hasta diğer yerlerini gençleştirmişse o zaman elin yaşlılığı göze batıyor.
Vücudun diğer görünmeyen bölgeleri ameliyatla ya da liposuctionla tedavi edilip gençleştirilirken elin tedavi yöntemleri sınırlı. Çünkü bir cerrahi girişim yok.

Eller eski genç görünümüne hangi yöntemlerle kavuşturuluyor?

Cilt inceldikçe belirginleşen damarların cidarlarını incelterek daha az görünür hale gelmesini sağlıyoruz. Bir nevi eldeki varisler olan genişlemiş olan bu damarları daraltıyoruz ya da ortadan kaldırıyoruz. Mavi, damarlı damarlı görüntü ortadan kalkıyor. İnce iğnelerle verdiğimiz ilaçları enjekte ederek bunu yapıyoruz.

Cildin altındaki damarların tedavisinden sonra ikinci bir yöntem olarak cildin ve altındaki yağ dokusunun erimesine bağlı olarak elde oluşan zayıf ince derili ve oluklu görünümü de değişik yöntemlerle düzeltebiliyoruz. Bunlardan bir tanesi kişinin kendi dokusundan yapılan yağ grefti. Vücudun başka bölgelerinden lokal anesteziyle ince iğnelerle alınan yağ, küçük küçük parçalar halinde yine lokal anestezi altında eldeki bölgelere enjekte ediliyor. Yağ greftiyle konulan yağ dokusu yüzde 60 - 65 kalıcı oluyor. Yapay dolgu maddelerini de kullanıyoruz. Bu maddelerin tamamı 9 - 15 ay arasında emilir. Lekelerin tedavisinde de ya peeling yöntemlerinden ya da lazer tedavilerinden yararlanıyoruz. Çok dolgun, yağ dokusu fazla olan iri elleri ise liposuctionla inceltmek mümkün.

Bu işlemler kaç seansta tamamlanıyor?

Yağ grefti ya da diğer dolgu maddeleri bir seans, iğnelerle damar tedavisi bir ya da iki seans, leke tedavisi de eğer peelingse bir, lazerse iki üç seans sürüyor.

Gençleştirme yöntemleri elin işlevlerini olumsuz etkiliyor mu?

Hayır. Bir iki gün bandaj uyguluyoruz, parmakları açıkta kalıyor ve kişi işlerini görebiliyor.

El gençleştirmenin maliyeti nedir?

2000 - 2500 YTL civarında.

Kimlere uyguluyorsunuz? Belli bir yaş ortalaması var mı?

Her yaşta yapabiliyoruz çünkü kimilerinde leke ön planda olmuyor, damarlanma oluyor. Kimisinde ise bunlar olmuyor ama el incelmiş, zayıf görünümlü oluyor.
Zaten elin kişiden kişiye tedavi gerektiren önceliği farklı oluyor. Her hastada farklı prosedürlerden başlanıyor.

Eldeki deformiteler kaç yaşından itibaren başlıyor?

Eldeki deformiteleri ve yaşlanma belirtilerini 35 yaşını geçen özellikle beyaz ve ince tenli kişilerde daha fazla görüyoruz. Yine kuru ciltli kişilerde de yaşlanma belirtileri daha erken görülmeye başlanıyor.

El yaşlanmasını geciktirmek için neler yapılabilir?

Öncelikle sürekli nemli tutmak ve güneşten korumak gerekiyor. Cilt dokusunu korumak ve güneş lekelerini önlemek için güneş koruyucuların ihmal edilmemesi lazım.www.miliyet.com

Estetik, Sağlık Haberleri, Cilt Bakımı |

22nd June 2008

Aşkın Önemi

Aşkla birlikte beyin kimyasallarında da değişiklikler gözleniyor, hormonlar duyguları tetikleyici rol oynuyori..

Geçici bir beyin hastalığı olarak da tanımlanan aşk, beyindeki pek çok hormonun, kimyasalın devreye girmesine neden oluyor. Yine kadın ve erkek beynindeki farklılıklar nedeniyle de aşka bakış ve eş seçme kriterleri de değişiyor. Amerikan Hastanesi doktorlarından Nörofizyolog Sabri Derman, aşkla ve aşkın biyolojik etkileriyle ilgili sorularımızı yanıtlamaya devam ediyor.

Kadın ve erkek için aşk tanımı farklılık gösteriyor mu?
Kadınlarla erkeklerin beyni hem yapısal hem işlevsel olarak farklılıklar gösteriyorlar. Çünkü bazı farklar onların biyolojik olarak üstlendikleri görevleri daha iyi yerine getirmelerini sağlıyor. Kadın ve erkeklerden, eş seçme kriteri olarak zeka, mizah anlayışı, dürüstlük, sevimlilik, iyi görünüm, yüz güzelliği, değerlere bağlılık, iletişim becerileri ve güvenilirlik özelliklerini önem sırasına göre değerlendirmeleri istenildiğinde, erkekler iyi görünüm ve yüz güzelliğine önem verirken kadınların dürüstlük, mizah, sevimlilik ve güvenilirliği ön plana koyduğu görülür.

Aşkı körükleyen, kaybetme korkusu mudur?

Helen Fischer’in romantik aşk hipotezine göre; aşkı körükleyen iki önemli hormon var. Birincisi; aşkla gelen efori, uykusuzluk, iştah kaçması, yoğunlaşmış dikkat, detayları hatırlama, artmış motivasyon, hedefe yönelik gayret artışı, sevgiliyi ”eşsiz ve yepyeni” görme fikri, zorluklar ve ”yüz bulamama” durumunda daha da artan ilgi ile yaklaşma, pes etmeme, iyi yönlerin abartılması, kötü tarafların görmezden gelinmesi gibi davranışların oluşmasında dopamin ve norepinefrinin artmış düzeyleri belirleyici rol oynuyor. İkincisi ise âşığın sevgilisi hakkında saplantı düzeyinde obsesif ve intrusif düşünme, hayal kurma, endişelere kapılma, karşılık görmeme korkuları yaşamasında serotoninin azalması neden oluyor.

Sosyokültürel yapı âşık olmayı etkiler mi?

Bütün ırklarda ve kültürlerde erişkin insan yaşamının ortak davranışı olan aşkın, biyolojik bir gereksinmeyi karşılaması ve evrim açısından yararlı olması gerekir.

Aşkımızı, sevdiğimizi neden yüceltir, abartırız?

Bunun nedeni serotonin hormunudur. Âşıklarda bazı tip serotonin moleküllerinin düşük düzeyde olması olasıdır. Âşıklar obsesif şekilde sevdiklerini düşünmekten kendilerini alamazlar. Bazen günün yüzde 90’ı sevgiliyi düşünmekle geçer. Obsesif-kompulsif hastalar (ocd) sıklıkla beyin serotonin düzeyini artıran SSRI ilaçlarla tedavi edilebilir. Sırılsıklam âşık 20 aşık ile 20 tedavi edilmemiş ocd hastanın kan serotonin düzeyleri, âşık olmayan 20 deneğe göre çok belirgin derecede azalmış bulunmuştur.

Âşıkların dopamin ve norepinefrin düzeyleri arttıkça, serotonin düzeyleri düşebilir ve âşık olmanın temel işaretlerinden olan ‘’sevgiliyi obsesif düşünme” yoğunlaşır. Beraberinde hayallere dalma, fantezi kurma, merak etme, şüphelenmeyi artırır.

Romantik aşkın biyolojik etkileri:

Sevgili yüceltiliyor
Obsesif düşünme var
Duygusal ”yangın”
Yoğun enerji artışı
Zirvelerden derin kuyulara, önlenemez duygu durum dalgalanmaları
Korku ve heyecan aşkı körüklüyor
Şiddetli duygusal birleşme arzusu
Sevildiğini gösteren ipuçları arama
Önceliklerin değişmesi
Duygusal bağımlılık
Empati.www.aksam.com

Sağlık Haberleri |

22nd June 2008

Tuz Yerine Ne Kullanmalı

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden (OMÜ) Beslenme ve Diyet Uzmanı Canan Asal Ulus, fazla tuz tüketiminin kemik erimesi yaptığını belirterek, bir kişinin günlük tuz alımının 6 gramı geçmemesi gerektiğini söyledi.

Ulus, “Yemeklerin lezzetini artırmak için tuz yerine maydanoz, nane, kekik, dere otu ve fesleğen gibi bitkilerle baharatlar kullanılabilir” dedi.

Fazla tuz tükeminin idrarda kalsiyum atılımını artırarak kemiklerde kalsiyum kaybına neden olduğunu vurgulayan OMÜ Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Beslenme ve Diyet Uzmanı Canan Asal Ulus, fazla tuz tüketiminin kemik erimesi yaptığını kaydetti. Tuzun yüksek tansiyon, kalp krizi ve felç riskini tetiklediğini söyleyen Ulus, şöyle konuştu: “Aşırı tuz aynı zamanda mide kanserine neden olur. Fazla tuz tüketimi, kemik erimesini (osteoporoz) ve kemiklerin kırılma riskini artırır. Özellikle çocukların erişkinlere oranla daha az tuz tüketmeleri gerekmektedir. Çünkü çok tuzlu beslenen çocuklar, daha az tuz tüketenlere göre daha yüksek tansiyona sahip olur.

Aileleri fast food beslenmeye karşı da uyaran Ulus, özellikle çocukların fast foodlardan uzak tutulması gerektiğini vurgulayarak, “Çünkü fast foodtaki tuz oranı diğer besinlere oranla çok yüksek. Çocukken yüksek tansiyonu olanların erişkin yaşamlarında da hipertansiyon riski altındadır. Bir kişinin günlük tuz alımı 6 gramı geçmemeli. Yemeklerin lezzetini artırmak için tuz yerine maydanoz, nane, kekik, dere otu ve fesleğen gibi bitkilerle baharatlar kullanılabilir” diye konuştu.www.mmiliyet.com

Sağlık Haberleri |

  • Dostlar

  • Diğer Projelerimiz

  • Hastaneler
  • burun estetiği
  • göğüs estetiği
  • plastik cerrahi