Estetik ameliyatlar ve saglik hakkinda haberler
21st Ocak 2008

Alın Germe Estetiği

Yer çekiminin yıllar boyunca etkileri ve mimik kaslarının aşırı kasılmaları üst yüz bölümü olarak tanımladığımız alın ve kaş bölgelerinde birtakım deformasyonlara neden olur. Alında çizgiler derinleşir kaşlar aşağıya doğru düşer ve göz kapakları üzerinde bir katlantı oluşturur. Göz yanlarında kaz ayağı tabir edilen çizgiler meydana gelir. Bu durum kişide yorgun ve neşesiz bir ifadenin ve yaşlı bir görünümün oluşmasına neden olur. Bu görünümün ortadan kaldırılması sarkmış alın derisi ve kaşların gerilerek eski yerlerine getirilmesi ve kırışıklıkların ortadan kaldırılması ile mümkün olmaktadır.

Endoskopik cerrahinin, yüz gençleştirmede kullanılması ve plastik cerrahideki son 10 yıldaki en büyük gelişmelerden biridir. Endoskopik cerrahinin avantajları uzun kesiler yapmak yerine küçük kesiler yoluyla ameliyatların gerçekleştirilmesi böylece hem daha az iz bırakması hem de daha çabuk iyileşme ve his kusuru gibi kalıcı kusurlardan korunulmasıdır. Endoskopik cerrahi, plastik cerrahide en çok alın ve kaş kaldırma ve orta yüz  gençleştirme ameliyatlarında kullanılmaktadır. Bu işlem saçlı deri içerisine yapılan 2-3’er cm’lik kesilerden yapılır. Bütün ameliyat bu küçük kesilerden sokulan aletler yardımıyla gerçekleştirilir. Küçük optik bir kamera kesilerden birinden sokulur ve televizyon ekranında çalışılacak alan görüntülenir. Özel endoskopik alet ve disektörlerle alın derisi ve kaşların kafa kemiklerinden serbestleştirilmesi yapılır ve asıcı dikişler ile daha yüksek noktalara tespit edilir.

Bu ameliyat sedasyon altında lokal anestezi ile yapılabilmekle birlikte biz genel anesteziyi tercih etmekteyiz. Hasta ameliyattan birkaç saat sonra aynı gün evine dönebilmektedir. Alın bölgesine ve saçlı deriye 48-72 saat elastik bandaj uygulanmaktadır. Ameliyat sonrası dönemde pek ağrı olmamakla beraber özellikle 24 saaten sonra göz çevresinde ödem ve morluklar oluşmaktadır. Bu ödemler genellikle bir hafta içinde kaybolmaktadır.

Endoskopik alın ve kaş kaldırma yüzün üst bölümünün gençleştirilmesi işlemidir ve yüz germe, gözkapağı estetiği ameliyatlarıyla kombine olarak

Estetik |

21st Ocak 2008

Yanlış Südyen Kullanımı Göğüs Estetiğini Bozuyor

Prof. Dr. Cemil Dalay, göğsü küçük olanların silikon destekli, çok büyük olanların ise bedenini tamamen saran ve rahatsızlık verecek kadar sıkan sütyen kullandığını ifade ederek, şunları söyledi:
“Göğsü derli toplu göstermeye çalışırken daha çok çirkinleştiriyorlar. Dar sütyen koltuk altlarında yağ birikimine neden oluyor. Sanki koltuk altında bir göğüs var gibi izlenim bırakıyor. Bunun yanı sıra göğsü dik tutmak için yukarı çekilen askılar omuz ağrılarına da yol açıyor. Dar sütyenden koltuk altı ve beden çevresinden taşan yağ birikintileri zamanla vücutta kalıcı şekil bozukluğuna yol açıyor.”

Kadınları, sütyensiz dolaşmama konusunda da uyaran Dalay, “Çünkü, tamamen yağ ve süt bezlerinden oluşan göğüsler yer çekiminden daha fazla etkilenerek sarkar. Evde iş yaparken veya spor yaparken de sütyen çıkarılmamalı. Sadece gece yatarken çıkarılmasında sakınca yok” dedi.

Dalay, göğüs derisinin güneşin zararlı ışınlarından vücudun diğer bölümlerine göre daha fazla etkilendiğini, bu nedenle üstsüz güneşlenmeyi de önermediklerini belirterek, “Kadınlara sık kilo alıp vermeyi tavsiye etmiyoruz. Çünkü, kilodan dolayı büyüyen göğüs kilo verildiğinde tamamen sarkabiliyor” diye konuştu.

Dalay, kadınların beden çevresi ve göğüs çapını dikkate alarak sütyen seçmeleri gerektiğini, aksi takdirde göğüs estetiğinin bozulacağını, yumuşaklık ve deformasyon oluşacağını vurguladı.

GÖĞÜS ESTETİĞİNİ KORUMANIN YOLLARI
Dalay, göğüs estetiğini korumanın en iyi yolunun da aşırı sıcak sudan kaçınmak olduğunu belirterek, “Sıcak su yerine ılık su ve ardından soğuk duş şoku yapılabilir. Bu durumda kılcal damarlar harekete geçecek ve göğüs dirilik kazanacaktır. Ayrıca, sürekli yüz üstü yatmamayı da öneriyoruz. Çünkü, yüzüstü yatışta vücut göğüse aşırı baskı yaptığından deformasyon daha hızlı görülür” dedi.

Göğüs için en ideal sporun da yüzme olduğuna dikkati çeken Dalay, ancak, bazı göğüslerin ne kadar özen gösterilirse gösterilsin genetik yapıdan dolayı mutlaka estetik ameliyata ihtiyaç duyulacağını kaydetti.

Estetik |

21st Ocak 2008

Kadınlar Sexe Daha İsteksiz

Cinsel isteksizliğin, yeterli cinsel uyarıya rağmen cinsel etkinlikte bulunma isteğinin az olması veya hiç olmaması, cinsel arzu duyulmaması durumu olduğunu ifade eden Cem Keçe, bunun halk arasında “frijidite” ya da “cinsel soğukluk” olarak da adlandırıldığını bildirdi.

Keçe, cinsel soğukluğun nedenlerinin fiziksel ve psikolojik faktörler olmak üzere ikiye ayrıldığını belirterek, şöyle konuştu:
“Fiziksel ya da psikolojik nedenleri toparlayacak olursak, bir kısmı erkeklerin sebep olduğu, bir kısmı kadınların kendilerinden gelen ve bir kısmı da çevreyle ilgili nedenlerdir. Kadınların yaklaşık yüzde birinde gerçekten fiziksel bir problem vardır. Geri kalan yüzde 99’luk kesimin problemi tamamen psikolojiktir.”

Aşkın, kadınlarda cinsel isteği artıran bir etken olduğunu ifade eden Dr. Cem Keçe, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Cinsel isteksizlik, kadının kısır olması demek değildir. Kadınların büyük çoğunluğu cinsel isteksizliklerinin gerçek nedenini kocalarının beceriksizliğinde ararlar. Oysa çoğu kez durumdan erkek kadar, hatta ondan daha fazla, kadın sorumludur. Cinsel isteksizlik genellikle çiftler arasındaki sorunları yansıtır.”

Estetik |

21st Ocak 2008

Büyük Göğüslerde Estetik ameliyat İçin 3 neden

Meme küçültme ameliyatlarından sonra kişinin süt vermesinde ya da hamile kalmasında genellikle bir sorun oluşmuyor. Meme dokusundaki bozulmalar, meme dokusunun sarkmasıyla kendini gösteriyor. Meme ucu da aşağı düşüyor, bunların sarkmasıyla da deri dokusu bollaşıyor. Bu durumda meme dokusunun toparlanıp göğüs kasının üst kısmına asılmasını içeren bir ameliyat yapılıyor. Meme ucu aşağı düştüyse, yukarı kaydırılıyor ve olması gerektiği yere taşınarak sabitleniyor. Bollaşan deri dokusunun fazlasının da kesildiğini anlatan Dr. Nuri Soysal, “Bu dokunun kesilip atılmasıyla bir iz oluşuyor. Eskiden T şeklinde bir iz oluyordu. Şimdi sadece meme ucundan ya da meme ucundan aşağı doğru uzanan tek bir çizgi iziyle bu teknik kullanılıyor”diye konuştu.

SIFIR İZLE AMELİYAT OLMUYOR
Memede oluşan sarkmalar, kişinin dış görünüşünden rahatsız olmasına, istediği kıyafetleri giyememesine yol açıyor. Bunun için de sarkan memeyi toparlayıcı ama daha az bir iz ile ameliyat yapılıyor. Hiç iz olmadan ameliyat yapılamayacağını anlatan Dr. Soysal, “Önemli olan bu ameliyatı yaparken hastanın güzel bir memeye sahip olabilmesidir. Bu nedenle memeyi az izle toparlamaya çalışıyoruz. Ama hiç izsiz olmuyor” dedi.

DERİDEKİ ÇATLAKLAR AMELİYATA ENGEL DEĞİL
Meme derisinde sık kilo alıp vermeyle birlikte oluşan çatlakların küçültme yapılan bölgedeki kısmının kesilip atıldığını belirten Dr. Soysal, bunun dışında kalan yerleri gerginleştirdikleri için çatlakların daha az belirgin olduğunu söyledi. Meme dokusunun çok büyük olması halinde küçültme ameliyatı yapılıyor.

KOYU TENLİLER İZİ DAHA İYİ SAKLAR
Meme ameliyatlarından sonra izlerin iyileşmesi kişilere göre değişiyor. Bazı kişilerde 3-6 hafta içinde iyileşme oluyor, bazılarında ise bir veya iki yıl sürüyor. İz yapısını oluşturan faktörler, kişinin kendi deri yapısından kaynaklanıyor. Derinin rengi, gerginlik derecesi, gibi faktörler bunu etkiliyor. Koyu tenlilerde izlerin iyileşmesi daha uzun bir zaman alabiliyor. Ama açık tenlilerde izler daha kolay görülüyor.

Ameliyattan sonra hastalara bir süre korse takmaları ve sporcu sutyeni kullanmaları öneriliyor, ağır kaldırmamaları isteniyor. Ayrıca sigara içmemeleri, aspirin kullanmamaları gerekiyor. Kol hareketi meme dokusunun tesbit edildiği göğüs kasını hareket ettirdiğinden, hastanın kolunu çok kaldırmaması isteniyor. Yaklaşık 8-10 hafta sırt üstü ya da yan tarafa yatın diye öneride bulunuluyor.

Estetik, Sağlık Haberleri |

21st Ocak 2008

Meme Büyültme Estetiği

Meme büyütme operasyonu meme dokusu altına yerleştirilen meme protezleri ile meme hacminin artırılmasıdır. Bu girişim yapısal olarak küçük memeler için ya da doğumdan sonra küçülmüş ve içi boşalmış memeler için uygulanabilir. Küçüklüğü yanında eğer memelerde sarkma mevcut ise bu işlem mastopeksi (meme dikleştirme) ile kombine edilebilir. Memedeki sarkma sonucu eğer meme ucu meme altındaki kıvrımın altına inmiş ise sadece meme protezi konulması bu sarkmayı önleyemeyeceğinden birlikte meme dikleştirici girişimlerin de yapılması gerekir.

Meme büyütme operasyonlarında silikon meme protezleri kullanılmaktadır. Bunların içi jöle kıvamında silikon olanları ve içi tuzlu su ile doldurulabilen tipleri mevcuttur. Her iki tip protezin de dış kabukları aynı silikon materyalden oluşmaktadır. Ayrıca protezlerin round (yuvarlak) ve naturel (gözyaşı damlası şeklinde) tipleri de mevcuttur. Son yıllarda jel protezlerin “Cohesive” jel tipleri üretilmiş ve kullanılmaktadır. Bu protezlerde dış kabuk yırtılsa bile jel silikon dağılmamakta ve şeklini muhafaza etmektedir.
 
 
Operasyon öncesi küçük  göğüsleri olan hasta
 Meme protezinin yerleştirilebileceği giriş yolları
 
 
Gölgeli bölge implantın konması için kaldırılır
 İmplant direkt meme dokusunun altına  veya göğüs kaslarının arasına konur
 

Operasyon sonrası daha dolgun ve doğal görünümlü göğüsler
 

Meme büyütme operasyonlarında meme protezleri 3 farklı giriş yerinden yerleştirilebilir. Meme altı kıvrımlarından yapılan 4-5 cm’lik kesi ile, meme ucundan yapılan kesi ile ya da koltuk altından yapılan kesi ile protez yerleştirilebilir. Yapılacak kesinin yeri cerrahın tercihine, hastanın isteklerine ve kullanılacak protezin tipine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Silikon meme protezleri yapılan kesi yoluyla meme dokusunun altına ya da  meme altında bulunan göğüs duvarı kasının (pektoralis majör) altında hazırlanan bir boşluğa yerleştirilebilir.

Kas altına yerleştirme ameliyat sonrası dönemde bir miktar ağrılı olmakla birlikte ameliyat sonrası oluşabilecek problemlerin daha az olması ve daha naturel sonuçlar elde edilmesi bakımından daha avantajlı olduğundan biz hastalarımızın çoğunda bu yöntemi tercih etmekteyiz.Kişiden kişiye değişebilmekle birlikte sarkması olmayan küçük memeli kişilerde protez olarak tercihimiz ise genellikle içi jel silikon doku gözyaşı damlası şekline (naturel tip) protezler olmaktadır. İçi jel doku protezlerde uzun dönemde memenin yumuşaklığının  su dolu protezlere göre naturel olduğu görüşündeyiz.
Meme protezinin büyüklüğüne, dolayısıyla oluşacak memenin büyüklüğüne karar verirken hastanın istekleri de göz önüne alınmakla birlikte göğüs duvarının yapısı ve genişliği en önemli belirleyici faktörlerdir. Bunun için göğüs duvarında memelerin olması gereken bölgenin çapı ölçülerek, bu çapa uygun protezler seçilmelidir. Bu çaptan daha büyük çaplı protezler üstte ve yanlarda taşmalara neden olacak ve tabii bir sonuç elde edilemeyecektir. Unutulmamalıdır ki en güzel sonuçlar ameliyat olduğu belli olmayan tabii sonuçlardır.

Göğüs büyütme ameliyatları ortalama 1.5-2 saat sürer. Ameliyat genel anestezi altında yapılmakta ve birkaç saat sonra ya da ertesi gün hasta taburcu edilebilmektedir. Ameliyat sonrası kol hareketleri ile ortaya çıkan ağrı için ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar kullanılmaktadır. Hastalar genellikle birkaç gün içinde işlerine dönebilmekle birlikte  3 hafta süreyle ağır şeyler kaldırmaması ve kollarını yukarıya kaldırmaması önerilmektedir. Yüzme , tenis gibi sporlara ise altıncı haftadan itibaren başlanabilir. Ameliyat sonrası memelerde oluşan sertlikler birkaç hafta içerisinde kaybolur ve memeler tabii yumuşak kıvamına ulaşır.

Meme protez ameliyatlarının en önemli komplikasyonu kapsül kontaktürü denilen durumdur. Kapsül kontaktürü protez etrafında vücudun oluşturduğu destek dokusunun memenin şeklini bozması aşırı sert bir kıvamda ele gelmesidir. Bu ihtimal bazı faktörlere dikkat edilerek en aza indirilebilir. Uygun büyüklükte protez konulması, protezin kas altına yerleştirilmesi, ameliyatta temiz ve kansız çalışma kapsül kontaktürü ihtimalini azaltacaktır. Bütün bunlara rağmen çok küçük bir yüzdede (%1-2) ciddi düzeyde kapsül kontaktürü gelişebilir. Bu durumda ikinci bir ameliyatla oluşan sert kapsül çıkartılıp aynı protezler tekrar yerleştirilir. Günümüz teknolojisinde meme protezlerinin patlaması ya da yırtılması hemen hemen hiç rastlanmayan durumdur. Bu durum olsa bile dağılmayan jel protezler (cohesive jel) kullanıldığından hasta için herhangi bir problem oluşmamaktadır.

Meme prozetleri çok uzun yıllar kullanılabilir. Herhangi bir problem oluşmadıkça değiştirilmeleri gerekmemektedir.

Estetik |

21st Ocak 2008

Kol ve Bacak Germe Estetiği

Kasıkların altındaki üst bacak bölgesinde sarkmış deri ve yağ dokusunun çıkartılarak üst bacak bölgesinin gerilmesi ameliyatıdır. Kilo alma verme, yaşlanma, doğumlar gibi nedenler ile bazı kişilerde uyluk iç kısmında deri gevşer ve sarkmalar meydana gelir. Bu sarkma ve düzensizlikler  ileri derecede ise uyluk germe ameliyatı yapılabilir. Bu ameliyat sonucunda kasık bölgesinde izler oluşacağından önemli derecede deformasyonu olan kişiler için önerilen bir girişimdir.

Uyluk germe ameliyatı genel anestezi altında yapılır. Kasık bölgesinden arkaya doğru yapılan bir kesi yoluyla elips şeklinde deri ve yağ dokuları çıkartılır. Üst bacak derisi serbestleştirilip kasık bölgesine dikilir. İçeride birikebilecek kan ve vücut sıvılarını toplamak için drenler yerleştirilir. Bu drenler 48-72 saat sonra çıkartılır. Ameliyat sonunda külot içinde kalacak şekilde kasık bölgesinde ve buradan arkaya doğru uzanan bir dikiş hattı mevcuttur ve bu bölgede bir kesi izi oluşacaktır. Ameliyat sonrası 2-3 hafta günlük aktiviteler kısıtlanır. Dikişler 12-14 günlerde alınır. Spor gibi aktivitelere 6 hafta sonra başlanabilir. Bu ameliyatta dikiş hattı kasık bölgesi gibi doğal olarak  nemli ve kontaminasyona açık bir bölgede olduğundan yara iyileşme problemleri oluşabilir. Bu sorunlar yapılan pansumanlarla birkaç hafta içinde düzelecektir. Ayrıca dikiş hattının hareketli bir bölgede ve yer çekimine maruz olması yara izinin genişlemesine neden olabilecek faktörlerdir. Bu nedenle bu ameliyatlar önemli derecede sarkma ve deformasyonu olan hastalar için tercih edilen ve uygulanan işlemlerdir.  

Estetik |

21st Ocak 2008

Karın Germe Estetiği

Karın germe karın bölgesindeki fazla derinin ve yağ dokularının çıkartılması ile birlikte karın duvarı kaslarının gerginleştirilmesi ameliyatıdır.

Doğumlar sonucu karın derisinde sarkma ve çatlaklar, karın içi organları çevreleyen karın duvarı kaslarında gevşeme oluşmaktadır. Ayrıca yaşın ilerlemesiyle birlikte karın bölgesinde yağ toplanmaları meydana gelir. Abdominoplasti ameliyatı sarkmış ve çatlamış karın derisini germenin yanısıra karın duvarı kaslarını da gerginleştirerek deforme olmuş karın görünümünü düzelten bir işlemdir.

Ameliyatın planlanmasında karın derisinin elastikiyeti, derideki sarkıklığın derecesi ve karın duvarı kaslarındaki gevşemenin derecesi çok önemli faktörlerdir. Yapılacak işlemlere bu faktörler göz önüne alınarak karar verilir. Karın derisinde sarkma ve çatlakları fazla olmayan kişilerde daha basit işlemler olan miniabdominoplasti yada liposuction gibi ameliyatlar düşünülebilir.

Karın germe ameliyatında kilot çizgisinin altından yapılan bir kesi ile göbek deliğine kadar deri ve deri altı yağ dokuları bütünüyle bir elips şeklinde çıkartılır. Göbek deliği üzerindeki deri kaburga kemikleri hizasına kadar serbestleştirip aşağı doğru çekilir.

Gevşemiş kaslar ve kaslar üzerindeki karın duvarı zarlarına (fasia) toplayıcı dikişler konularak karın duvarı gerginleştirilir. Göbek aynı yerinde muhafaza edilmekle birlikte gerilen karın derisinden açılan yeni bir göbek deliğine dikilir. Aşağı çekilen karın derisi kilot çizgisi altındaki kesiye 3 tabaka halinde dikilir. İçeride birikebilecek kan ve vücut sıvılarını toplamak için drenler konulur.Bu operasyonda hastaların büyük bir çoğunluğunda bel kenarlarına liposuction da yapılmaktadır.

Ameliyat soncunda sezeryen ameliyatı izi seviyesinde ancak her iki yanda leğen kemiklerine doğru uzanan bir dikiş hattı oluşmaktadır.
 
 
Karın derisinde sarkma ve göbek altı bölgesinde yağ toplanması olan hasta 
 izgili yerlerden kesiler yapılır ve gölgeli bölgedeki deri karın duvarından ayrılır
 
 
Karın duvarını gerginleştirmek için cerrah, dokuları ve kasları iç dikişlerle sıkılaştırır
 Göbek altındaki deri fazlalığı çıkartılır
 
 
Operasyon sonrası hasta daha küçük ve gergin bir karına sahip olur
 

Karın germe ameliyatı olmak isteyen kadınlar gelecekte doğum yapmayı düşünüyorlar ise bu ameliyatı doğumlardan sonra planlamalıdır. Çünkü bu ameliyattan sonra doğum yapılır ise karın derisi ve karın duvarı kasları gebelik esnasında yeniden deforme olacaktır.

Karın germe ameliyatı planlanan bir kişinin kilolu ise zayıflaması ve ideal kilosuna düşmesi tercih edilmektedir. Kilolu hastalarda karın derisi kalınlığı da fazla olduğundan normal kilodaki hastalar kadar derinin gerilmesi mümkün olmayacak ve aynı derecede güzel sonuçlar elde edilemeyecektir. Ayrıca kilolu hastalarda yara iyileşmesi problemleri (dikiş hattından yağ akıntıları) daha sıktır. Karın germe ameliyatlarında yara iyileşmesini olumsuz etkileyen faktörlerden biri de sigara kullanımıdır. Hastaların tercihen ameliyattan 3 hafta önce sigarayı bırakmaları önerilmektedir.

Karın germe ameliyatı ortalama 2,5-3 saat süren bir işlemdir. Ameliyat genel anestezi altında yapılır. Hasta aynı gün yada bir gece hastanede kaldıktan sonra ameliyatın ertesi günü evine dönebilir. Drenler 48 ile 72 saatte çıkartılır. Dikişler ise 12 ile 14. günlerde alınır. Hastanın özellikle ilk bir hafta içinde dikiş hattında gerginlik oluşturmamak için bir miktar eğilerek yürümesi ve yatarken de dik pozisyonda yatmaması önerilir. Ameliyat sonrası dikiş hattından bir miktar erimiş yağ ve vücut sıvılarının akması küçük alanlarda dikiş açılmaları normal kabul edilmektedir. Bu durum günlük pansumanla kendiliğinden iyileşecektir.

Karın germe ameliyatlarının izi kalıcıdır. Ancak külot içinde gizlenebilecek bir izdir. Bu yara izi özellikle ilk aylarda daha kırmızı ve belirgindir. 8 ay 1 yıl gibi bir sürede iz solar ve deri rengine yaklaşır.
Ameliyat sonrası ikinci haftadan sonra hafif egzersizler önerilmekle birlikte ağır egzersiz ve sporlardan 3 ay süreyle uzak kalmak gerekir.

Estetik |

21st Ocak 2008

Yüz Estetiği

Yaşlanma ile birlikte yerçekiminin etkileri ortaya çıkmaya başlar, boyun derisi gevşer ve boyunla çene arasındaki açı kaybolur. Boyun sarkmasının yanısıra deri altındaki boyun kaslarında da (platisma) gevşeme ve gıdık bölgesinde yağ toplanması ortaya çıkar. Gevşemiş boyun kasları boyun önünde bantlar şeklinde göze çarpar. Yüzün daha üst bölgelerinde ise alt çene kemiği boyunca deri sarkmaları ve yağ toplanmaları görülür. Burundan dudak kenarına doğru uzanan kıvrım (nasolabial kıvrım) boyunca deri katlantıları ve bu kıvrımın derinleşmesi ortaya çıkar. Elmacık kemiği üzerindeki yağ yastıkçığının yerçekimi etkisiyle aşağıya doğru sarkması elmacık kemiği üzerindeki dolgunluğun yok olmasına ve nasolabial kıvrımın derişleşmesine neden olur. Göz çevresinde kırışıklıklar oluşur. Üst göz kapaklarında deri katlantıları alt göz kapaklarında ise kırışıklıklar ve yağ torbaları ortaya çıkar. Yerçekimi etkisi alın ve kaşlarda da gevşeme ve sarkmalara neden olur. Kaşlar aşağıya doğru iner ve göz kapakları üzerinde katlantı oluşturur. Alındaki çizgiler derinleşir.

Yüz germe ameliyatlarında yapılan işlemler mevcut problemlere göre değişiklik gösterir. Yüz gençleştirme ameliyatlarında yüz üç ana bölümde değerlendirilmektedir.

1. Üst yüz bölümü (alın ve kaşlar)
2. Orta yüz bölümü (gözler hizası ile ağız hizası arasındaki kısım)
3. Alt yüz bölümü (ağız kısmı ve boyun)

Kişiden kişiye yüzün bazı bölümlerinde yaşlanma etkileri daha fazla bazı bölümlerinde daha az olabilmektedir.

Yüz gençleştirme ameliyatlarında amaç yüzün değişik bölgelerinde sarkmış ve gevşemiş ciltteki dokuları orijinal yerlerine birtakım dikişlerle asmak ve sarkmış derilerin fazlasını atarak deriyi gerginleştirmektir. Günümüz estetik cerrahisinde genel eğilim derinin aşırı gerilmesi değil yerçekimi etkisiyle gevşemiş cilt altı dokuların dikişlerle orijinal yerlerine asarak yüzün gençleştirilmesidir. Böylece çok daha natürel sonuçlar elde edilebilmektedir. Ancak özellikle alt yüz ve boyun bölgesinde deri sarkmaları oluşmuş ise fazla derinin çıkartılması zorunludur.
Yüz Germe: Boynunda sarkmalar olan hasta 
 Kesiler saç içlerinden ve kulak çevresinden yapılır
 
 
Gevşek deri gerilir ve fazla deri alınır
 Operasyon sonrası bandajlar uygulanır
 

Operasyon sonrası gergin ve düzgün deri oluşur
 

Modern estetik cerrahide üst yüz bölümü (alın ve kaş) ve orta yüz bölümünde endoskopik cerrahi ile gençleştirme işlemi yapılmaktadır. Saçlı deri içine yapılan 2-3 cm’lik küçük kesilerden girilerek optik kameralar yardımıyla sarkmış dokular serbestleştirilir ve bu dokular dikişler ile yukarıya asılır. Böylece saçlı deri içinde bir kulaktan diğer kulağa kadar uzanan boylu boyunca bir kesi yapılmamaktadır. İzlerden ve saçlı derideki his kayıplarından korunulmaktadır.

Alt yüz ve boyun bölgesindeki sarkmalar için ise kulak önünden kulak memesine uzanan, oradan da kulak arkasında dönen bir kesi yapılır. Yüz ve boyun derisi serbestleştirilir. Yüz mimik kaslarının devamı fasia olan SMAS (zarsı dokular) dikişler ile gerilerek yüzün zarsı yapılarında gerginlik oluşturulur. Derinin fazlası çıkartılarak kulak önü ve arkasındaki kesiye dikilir. Çene altında gıdı bölgesinde yağ toplantısı varsa liposuction ile alınır. Boyun bölgesindeki dikine bantlar var ise çene altından yapılan 3-4 cm’lik bir yatay kesi ile iki taraftaki boyun kasları birbirine dikilerek bu bantlar ortadan kaldırılır (Platismaplasti). Bu işlemde yapılan kesiler doğal deri kıvrımları boyunca olduğundan ve kulak arkasında ve saçlı deri içinde gizlendiğinden pek göze çarpmazlar. Yüz germe işlemi yapılan kişilerde genellikle alt ve üst göz kapaklarında da kırışıklık ve torbalanmalar mevcut olduğundan göz kapağı estetiği de birlikte yapılmaktadır.

Bir yüz gençleştirme ameliyatı planlanırken cerrah mevcut problemleri ve yapılacak işlemleri hasta ile detaylı olarak tartışmalıdır. Çünkü kişiden kişiye yüzün değişik bölgelerinde yaşlanma etkileri farklıdır. Yapılacak işlemler de farklılık gösterecektir.

Yüz germe ameliyatı genel anestezi veya sakinleştirici ile desteklenmiş lokal anestezi ile yapılabilir. Yüzün tüm bölgelerinde gençleştirme yapılacak ise operasyon uzun süreceğinden genel anestezi tercih edilir. Ameliyat, yapılacak işlemlere göre 3 ile 8 saat arasında değişmektedir. Hasta operasyon süresine bağlı olarak aynı gün hastaneden çıkacağı gibi uzun süren işlemlerde bir gece hastanede kalması gerekebilir. Ameliyat sonrası türban gibi elastik bir bandaj uygulanır. Deri altında birikebilecek kan ve sıvıyı boşaltmak için ucu kulak arkasından çıkan silikon drenler konulur.

Ameliyat sonrası hafif ağrılar olabilmektedir. Ancak bunlar ağrı kesicilerle kolaylıkla kontrol edilir. Ameliyatın ertesi günü elastik bandaj çıkartılıp pansumanlar değiştirilir. Drenler 24 ile 48 saatte çıkartılır. Yüzdeki şişlik ve morluklar 24 ile 48 saatte maksimuma ulaşır. Bundan sonraki günlerde inmeye başlar. Ödem ve morlukları 7-10 günde büyük ölçüde kaybolmakla birlikte ödemin tam olarak kaybolup yüz derisinin normal durumuna gelmesi birkaç haftayı bulmaktadır. Dikişler 7-10. günlerde alınır. Dikişlerin alınmasından sonra hasta makyaj yapabilir ve günlük hayatına dönebilir. Hastaların ameliyat öncesi ve sonrası en az 3 hafta sigara içmemesi yara iyileşme ve deri beslenme problemleri oluşmaması bakımından önemlidir. Ayrıca ameliyat sonrası birkaç hafta güneşten korunma ve güneşten koruyucu kremler önerilmektedir.

Estetik |

21st Ocak 2008

Göz Kapağı Estetiği

Üst ve alt gözkapaklarındaki sarkmış fazla derilerin çıkartılması ve yağ torbalanmalarının düzeltilmesi ameliyatıdır. Yaşın ilerlemesiyle birlikte göz kapakları derisinde kırışıklık ve sarkmalar ve göz küresi etrafında gözü çevreleyen ve destekleyen yağ topakçıklarının fıtıklaşmasına bağlı gözaltı ve göz üstünde torbalanmalar oluşur. Bu da kişide yorgun ve yaşlı bir ifade oluşturmaktadır.

Blefaroplasti ameliyatında kapaklardaki fazla deriler çıkartılarak deri gerginliği sağlanır. Yağ torbalarının fıtıklaşması kişideki probleme bağlı olarak ya dikişler konularak gerginleştirmek suretiyle düzeltilir yada bu yağ torbalarının bir kısmı çıkartılır.

Üst göz kapağındaki kesi kirpiklerin 7-8 mm üzerinde üst kapağın kıvrım yerine gelecek şekilde yapılır. Fazla deri çıkartılır. Fıtıklaşmış yağ torbaları çıkarılır. Alt kapaktaki kesi ise kirpiklerin 1-2 mm altından yapılmaktadır.
Blefaroplasti hastası: Göz altı torbacıklar ve kırışıklık
 Göz çevresindeki fıtıklaşmış yağ torbacıkları görülmektedir
 
 
Alt ve üst kapaktan çıkartılacak deri kısımları görülmektedir
 Kesilen yerler ince dikişlerle  dikilir
 

Operasyon sonrası sağlıklı bir görünüm sağlanır
 

Son yılllarda göz kapağı cerrahisindeki en büyük gelişme alt kapak cerrahisinde fıtıklaşmış yağ torbacıklarının çıkartılması yerine göz küresi altındaki kemiğin zarına dikişlerle tesbit edilmesi, böylece hem göz altındaki oluğun doldurulması hem de fıtıklaşmanın ortadan kaldırılması yöntemidir. Alt göz kapağı derisinden bir miktar çıkartılarak göz altındaki kırışıklıklar düzeltilmiş olur. Alt gözkapağı derisinde kırışıklık ve deri fazlalığı olmayan sadece torbalanma mevcut kişilerde ise dışarından kesi yapılmaksızın göz kapağı iç yüzünden yapılan kesi ile torbalanmalar düzeltilebilmektedir. (Transkonjonktival Blefaroplasti) Bu yöntem dışarıdan bir kesi olmaksızın yapıldığından morluk ve iyileşme dönemi daha kısa sürmektedir.

Blefaroplasti ameliyatı lokal anestezi altında yapıldığında hastalar tarafından kolaylıkla tolere edilebilen bir girişimdir. Bu nedenle bu ameliyatı lokal anestezi altında yapmayı tercih etmekteyiz. Ancak hastanın isteği yada ilave başka ameliyatların yapıldığı durumlarda genel anestezi altında da yapılabilir. Ameliyat her iki gözkapağı için yaklaşık 2 saat kadar sürer. Hasta ameliyattan hemen sonra evine dönebilmektedir. Dikişler 3-4. günlerde alınır. Göz etrafındaki şişliklerin çoğunluğu bir hafta içinde geçmekle birlikte tamamen kaybolması ve nihai sonucun oluşması 2 -3 ay gibi bir süreyi alabilir. Hastalar genellikle birkaç gün içinde günlük yaşantılarına rahatlıkla geri dönebilmektedir. 10. günden sonra mevcut ödem ve şişlikleri kamufle etmek için makyaj yapılabilir. Göz kapaklarının derisi çok ince olduğu için gözkapağı estetiği sonucu oluşan izler çok ince olarak kalmakta ve birkaç ay sonra hiç fark edilmemektedir.

Estetik |

21st Ocak 2008

Burun estetiği

Rinoplasti, yani estetik burun cerrahisi burnun yeniden şekillendirilmesi ameliyatıdır. Bu ameliyatla burnun mevcut yapısı ve yüz ile orantısına bakılarak, burnun boyutlarının küçültülmesi ya da büyültülmesi, ucunun inceltilmesi, yüksekliğinin artırılması veya azaltılması, burun-dudak açısı, burun-alın açısının değiştirilmesi gibi mevcut probleme yönelik işlemler yapılır.

Rinoplasti, burun şeklinin düzeltildiği bir girişim olmakla birlikte, burun içindeki kıkırdak ve kemik eğriliklerine (deviasyon) ya da burun etleri olarak bilinen konka hipertrofillerine bağlı nefes alma problemleri de aynı ameliyatta düzeltilebilmektedir. Deviasyon bulunan hastalarda burun dış görünümünde de eğrilik ve şekil bozukluğu var ise nefes alma fonksiyonunun ve şekil bozukluğunun aynı operasyonda düzeltilmesi çok önemlidir. Çünkü ameliyatların farklı seanslarda yapılması başarı şansını düşürmektedir.

Burun estetiği estetik cerrahinin teknik olarak en özellikli ameliyatıdır. Bunun iki nedeni vardır. Binircisi burun yüzün tam ortasında en çok dikkat çeken organ olması nedeniyle küçük hatalar ve asimetriler bile göze çarpmaktadır. İkincisi ise burun nefes alma fonksiyonunu yapan bir organ olup burun kemiği, kıkırdakları ve burun için deri örtüsünün nefes alma fonksiyonunda önemli görevleri olmasıdır. Buruna yeni bir şekil verirken bu oluşumların fonksiyonlarını bozmamak ve nefes alma fonksiyonunda bozukluk var ise bunu da düzeltmek gerekir. Bu nedenle burun estetiğinin diğer estetik cerrahi girişimlerinden biraz farklı olarak cerrahın bilgi, beceri ve deneyimine en çok bağlı bir operasyon olduğu söylenebilir.

Rinoplasti ameliyatından önce hasta, doktor görüşmesi son derece önemlidir. Hastanın beklentilerinin doktor tarafından bilinmesi, bu beklentilerin gerçekçi olup olmadığının anlaşılması ve beklentilerin ne kadarının karşılanacağının hastaya anlatılması gerekmektedir.

Dünyadaki tüm insanların burunları kemik, kıkırdak ve deri yapısı bakımından farklı özelliklere sahiptir. Dolayısıyla ameliyat sonrası oluşacak sonuçta her hastada farklı olacaktır. Burunun deri kıkırdak ve kemik özellikleri oluşacak sonuçta büyük rol oynar. İnce derili, kıkırdak ve kemik şekillendirilmesi gerektiren burunlarda çok iyi sonuçlar elde edilebileceği gibi kalın ve yağlı burun ucu derisi olan zayıf kıkırdaklı burunlarda aynı derecede güzel sonuçlar elde edilemeyebilir.

Burun estetiğinde amaç yüzdeki diğer oluşumlarla uygun orantı ve büyüklüğe sahip iyi nefes alma fonksiyonu olan olan bir burun oluşturmaktır. Her burun estetik ameliyatı burunu küçültmek demek değildir. Eğer burunun uzunluğu ve yüksekliği yüzün diğer oluşumlarıyla oransal olarak küçük ise bu oranı düzeltmek için kıkırdak ve kemik ilaveleri ile burnu büyütücü ve uzatıcı işlemler yapılabilir. Bize göre en güzel sonuçlar estetik ameliyat olduğu başkaları tarafından anlaşılmayan herhangi bir asimetrisi olmayan, yüz ile orantısı uyumlu ve naturel burunlardır.
Rinoplasti burun gelişimi tamamladıktan sonra yapılabilir. Bu sınır kabaca genç kızlarda 16-17 yaş, erkeklerde ise 17-18 yaş olarak verilebilir.
Rinoplasti hastası: Büyük ve kemerli bir burun 
 Çizgili yerlerden burun delikleri içerisinden girilir
 
 
Kemer törpü ile alınır ve burun kemikleri tabanından inceltilir
 Burun ucu kıkırdakları taralı yerler alınarak küçültülür
 
 
Burun ile üst dudak arasında olması gereken açı oluşturulur.
 Operasyon sonrası uygulanan thermoplastik kalıp, burunda 7 gün kalır.
 

Operasyon sonrası ideal burun
 

Rinoplasti genel anestezi ya da lokal anestezi ile yapılabilmekle birlikte, genel anesteziyi tercih etmekteyiz. Ameliyat burun delikleri içinde yapılan kesilerden yapıldığından ameliyat sonunda görünür bir yara izi kalmaz. Geniş burun kanatlarının daraltılması yapılan durumlarda ise burun kanadı kıvrımlarında kalacak şekilde  5-6 mm uzunluğunda kesiler olacaktır. Ancak bu izler tam kıvrım yerinde olduğundan dikkat çekmemektedir.
Rinoplasti ameliyatı ortalama iki saat sürmektedir. Operasyon sonrası burun üzerine termoplastik (sıcak suda eritilip, soğuyunca donan) bir kalıp uygulanmakta (Şekil-6) ve 6-7 gün boyunca tutulmaktadır.Biz rinoplasti ameliyatı sonrası burun içine tampon koymamaktayız. Böylece ameliyattan hemen sonra hasta burnundan nefes alabilmekte ve daha rahat bir ameliyat sonrası dönem geçirmektedir. Ayrıca ameliyat esnasında burun derisi altına yapılan uzun etkili lokal anestezik sayesinde hastalar ameliyat sonrası hiç ağrı duymamaktadırlar. Ancak özellikle  gözaltlarında bir miktar şişme ve morluklar oluşmakta, ameliyatın ertesi günü en fazla olan şişlik ve morarmalar genellikle bir hafta içinde tamamen kaybolmaktadır. Burun estetiği sanılanın aksine ameliyat sonrası dönemi hasta için çok rahat geçen ağrısız bir ameliyattır.

7. gün sonunda burun üzerindeki plastik kalıp çıkarılır, bunun üzerine 3 ila 4 gün kağıt flaster yapıştırılır. 10 ila 11. gün hastaların pek çoğu, ameliyat oldukları anlaşılmayacak şekilde şişlikleri kaybolmuş olarak günlük aktivitelerine dönebilmektedir. Ancak büyük kemerli ve kalın kemikli burunlarda burun üzerindeki şişliklerin inmesi 3-4 haftayı bulabilmektedir. Hastalar fark etmemekle birlikte burun derisindeki ödem (şişlik ve sertlik) aylar içerisinde giderek azalır ve burun daha ince ve güzel görünüm alır.

Estetik |

  • Dostlar

  • Diğer Projelerimiz

  • burun estetiği
  • göğüs estetiği